Sepetim (0) Toplam: 0,00
%22
Yeni
21. Yüzyıl Sosyolojisi Dijitalleşme, İklim Krizi ve Yeni Toplum Hayali

21. Yüzyıl Sosyolojisi Dijitalleşme, İklim Krizi ve Yeni Toplum Hayali

Liste Fiyatı : 950,00
İndirimli Fiyat : 741,00
Kazancınız : 209,00
Taksitli fiyat : 1 x 741,00
9786258848090
1020522
21. Yüzyıl Sosyolojisi Dijitalleşme, İklim Krizi ve Yeni Toplum Hayali
21. Yüzyıl Sosyolojisi Dijitalleşme, İklim Krizi ve Yeni Toplum Hayali
741

Bir toplumu anlamak, o toplumun neyi sorun ettiğini anlamaktan geçer. 21. yüzyılın insanı için bu sorunlar artık ekranların ardında kurulan bir hayatla, ısınan ve tükenen bir gezegenin gerçekliği arasında sıkışmış durumda. Bu kitap, işte bu sıkışmışlığı görmezden gelmeden, sosyolojinin bugüne dair ne söyleyebileceğini yeniden düşünme çabasından doğdu.

Dijitalleşme, hayatımıza sadece yeni araçlar getirmedi; kim olduğumuzu, kime ait hissettiğimizi, birbirimizle nasıl bağ kurduğumuzu da değiştirdi. Aynı ekranlar üzerinden hem yeni topluluklara dahil oluyor hem de daha önce bilmediğimiz biçimlerde gözetleniyor, sınıflandırılıyor, bazen de dışlanıyoruz. Bu kitap, dijitalleşmenin bu çift yönlü karakterini -özgürleştirici ve kısıtlayıcı yanlarını bir arada- görmeye çalışıyor. Aynı zamanda, bu değişimin herkes için aynı hızda ve aynı biçimde yaşanmadığını, dijital dünyanın da kendi eşitsizliklerini ürettiğini hatırlatıyor.

Bu dönüşümün belki de en sessiz, en az konuşulan yüzü, yalnızlık. Hiç bu kadar bağlantılı olmadığımız bir çağda, kendimizi hiç bu kadar yalnız hissetmemiştik. Kitap, bu paradoksu yalnızca bir bireysel deneyim olarak değil, toplumsal bir olgu olarak ele alıyor; pandemi sonrasında iyice görünür hale gelen bu yalnızlığın, dijital dostlukların ve yapay zekâ ile kurulan yeni duygusal bağların, insanın bağlanma ihtiyacını nasıl farklı biçimlerde karşıladığını -ya da karşılayamadığını- soruyor.

Göç, diaspora, kimlik ve aidiyet, artık yalnızca fiziksel sınırların değil, dijital ağların da şekillendirdiği konular. İklim adaletsizliği ve gıda güvencesi meselesi, kitapta soyut bir arka plan değil, olguya dikkat çeken bir husus olarak ele alınırken, insan-doğa ilişkisini yeniden düşünme çağrısı da kitabın önemli bir ekseni olarak öne çıkıyor.

Yapay zekânın emeği, eğitimi ve toplumsal yaşamı nasıl dönüştürdüğü sorusu da kitabın geleceğe dönük yüzünü oluşturuyor. Dolayısıyla, tüm bu tartışmaları tek bir çatı altında tutabilmek için, sosyolojiyi psikoloji, antropoloji ve ekolojiyle konuşturan disiplinlerarası bir bakışa, risk ve kırılganlık üzerine kurulu yeni kavramsal çerçevelere de yer veriyor.

 

  • Açıklama
    • Bir toplumu anlamak, o toplumun neyi sorun ettiğini anlamaktan geçer. 21. yüzyılın insanı için bu sorunlar artık ekranların ardında kurulan bir hayatla, ısınan ve tükenen bir gezegenin gerçekliği arasında sıkışmış durumda. Bu kitap, işte bu sıkışmışlığı görmezden gelmeden, sosyolojinin bugüne dair ne söyleyebileceğini yeniden düşünme çabasından doğdu.

      Dijitalleşme, hayatımıza sadece yeni araçlar getirmedi; kim olduğumuzu, kime ait hissettiğimizi, birbirimizle nasıl bağ kurduğumuzu da değiştirdi. Aynı ekranlar üzerinden hem yeni topluluklara dahil oluyor hem de daha önce bilmediğimiz biçimlerde gözetleniyor, sınıflandırılıyor, bazen de dışlanıyoruz. Bu kitap, dijitalleşmenin bu çift yönlü karakterini -özgürleştirici ve kısıtlayıcı yanlarını bir arada- görmeye çalışıyor. Aynı zamanda, bu değişimin herkes için aynı hızda ve aynı biçimde yaşanmadığını, dijital dünyanın da kendi eşitsizliklerini ürettiğini hatırlatıyor.

      Bu dönüşümün belki de en sessiz, en az konuşulan yüzü, yalnızlık. Hiç bu kadar bağlantılı olmadığımız bir çağda, kendimizi hiç bu kadar yalnız hissetmemiştik. Kitap, bu paradoksu yalnızca bir bireysel deneyim olarak değil, toplumsal bir olgu olarak ele alıyor; pandemi sonrasında iyice görünür hale gelen bu yalnızlığın, dijital dostlukların ve yapay zekâ ile kurulan yeni duygusal bağların, insanın bağlanma ihtiyacını nasıl farklı biçimlerde karşıladığını -ya da karşılayamadığını- soruyor.

      Göç, diaspora, kimlik ve aidiyet, artık yalnızca fiziksel sınırların değil, dijital ağların da şekillendirdiği konular. İklim adaletsizliği ve gıda güvencesi meselesi, kitapta soyut bir arka plan değil, olguya dikkat çeken bir husus olarak ele alınırken, insan-doğa ilişkisini yeniden düşünme çağrısı da kitabın önemli bir ekseni olarak öne çıkıyor.

      Yapay zekânın emeği, eğitimi ve toplumsal yaşamı nasıl dönüştürdüğü sorusu da kitabın geleceğe dönük yüzünü oluşturuyor. Dolayısıyla, tüm bu tartışmaları tek bir çatı altında tutabilmek için, sosyolojiyi psikoloji, antropoloji ve ekolojiyle konuşturan disiplinlerarası bir bakışa, risk ve kırılganlık üzerine kurulu yeni kavramsal çerçevelere de yer veriyor.

       

      Stok Kodu
      :
      9786258848090
      Boyut
      :
      160x240 mm
      Sayfa Sayısı
      :
      670
      Basım Yeri
      :
      Ankara
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      Temmuz 2026
      Kapak Türü
      :
      Amerikan Cilt
      Kağıt Türü
      :
      Kitap Kağıdı, Tek Renk
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Tüm Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      741,00   
      741,00   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat