Ke-DiplomasiKedilerin Diplomatik Etkilerine Yönelik Ulus ve Şehir Markalama Yaklaşımı
Bir özelliğimiz vardır ki, insanların bizi sevmelerinin ya da bizden nefret etmelerinin nedenidir. Birini, bir yeri, bir zamanı veya bir yaşanmışlığı sevmemiz için bazen sadece küçük bir detay yeterlidir. Koca bir tarihe karşı duygularımızı düzenleyen de çoğu zaman iki kişi arasındaki etkileşimin neden olduğu duygulara indirgenmiş sinema filmleri değil midir? Öyleyse, oryantalist ideolojik tavrın kocaman, sürekli ve majör kalıplarla bugünlere dek büyük yatırımlar yaptığı “kötülenmiş Türkiye imajı”, sadece küçücük bir kedi figürünün sokaklarda, caddelerde, kaldırımlarda, esnaf tezgahlarında, araba üstlerinde, omuzlarda, kucaklarda ve banklarda karşılaşılan sempatik tavırlarıyla alaşağı edilebilir. Kedi, Türkiye ulus markası ve İstanbul şehir markasını beklenmedik şekilde kitlelere sevdiren o küçük, küçücük kültürel özelliğimizdir. Kedi, aynı zamanda kültürümüzün bir parçasıdır çünkü “Türk kedileri” ya da “İstanbul kedileri” olarak nam salmış bir ilişkisel sosyoloji içinde anlamlandırılırlar. Onlar bireysel olarak sahiplenilmiş evcil hayvanlar olarak değil kamusal alanı paylaşan ve kolektif olarak sahiplenilmiş bir kamu vicdanını temsil eden kültürel etkileyiciler olarak vardır. Bu kültürel etkileri, Türkiye’yi ve İstanbul’u “sarı filtre efekti” ile anlatmayı şiar edinmiş tüm Batılı sinema profesyonellerine muhalefet edercesine yine Batının en yaygın dili olan İngilizce konuşan amatörler tarafından basit bir telefon kamerası, birkaç saniye ve milyonlarca izlenme, beğeni ve yorum yoluyla yaratılır. Kedilerin hikayesi, turistlerin sosyal medya hesaplarında dilden dile dolaşan ve milyonlarca insanı etkileyerek onlara Türkiye’yi, İstanbul’u, Türk vatandaşlarını sevdiren bir kültürel elçilik misyonunu yansıtır. Onların kültürel etkilerini tanımlamak için kitapta Ke-diplomasi ifadesi türetilmiştir.
- Açıklama
Bir özelliğimiz vardır ki, insanların bizi sevmelerinin ya da bizden nefret etmelerinin nedenidir. Birini, bir yeri, bir zamanı veya bir yaşanmışlığı sevmemiz için bazen sadece küçük bir detay yeterlidir. Koca bir tarihe karşı duygularımızı düzenleyen de çoğu zaman iki kişi arasındaki etkileşimin neden olduğu duygulara indirgenmiş sinema filmleri değil midir? Öyleyse, oryantalist ideolojik tavrın kocaman, sürekli ve majör kalıplarla bugünlere dek büyük yatırımlar yaptığı “kötülenmiş Türkiye imajı”, sadece küçücük bir kedi figürünün sokaklarda, caddelerde, kaldırımlarda, esnaf tezgahlarında, araba üstlerinde, omuzlarda, kucaklarda ve banklarda karşılaşılan sempatik tavırlarıyla alaşağı edilebilir. Kedi, Türkiye ulus markası ve İstanbul şehir markasını beklenmedik şekilde kitlelere sevdiren o küçük, küçücük kültürel özelliğimizdir. Kedi, aynı zamanda kültürümüzün bir parçasıdır çünkü “Türk kedileri” ya da “İstanbul kedileri” olarak nam salmış bir ilişkisel sosyoloji içinde anlamlandırılırlar. Onlar bireysel olarak sahiplenilmiş evcil hayvanlar olarak değil kamusal alanı paylaşan ve kolektif olarak sahiplenilmiş bir kamu vicdanını temsil eden kültürel etkileyiciler olarak vardır. Bu kültürel etkileri, Türkiye’yi ve İstanbul’u “sarı filtre efekti” ile anlatmayı şiar edinmiş tüm Batılı sinema profesyonellerine muhalefet edercesine yine Batının en yaygın dili olan İngilizce konuşan amatörler tarafından basit bir telefon kamerası, birkaç saniye ve milyonlarca izlenme, beğeni ve yorum yoluyla yaratılır. Kedilerin hikayesi, turistlerin sosyal medya hesaplarında dilden dile dolaşan ve milyonlarca insanı etkileyerek onlara Türkiye’yi, İstanbul’u, Türk vatandaşlarını sevdiren bir kültürel elçilik misyonunu yansıtır. Onların kültürel etkilerini tanımlamak için kitapta Ke-diplomasi ifadesi türetilmiştir.
Stok Kodu:9786258848632Boyut:160x240Sayfa Sayısı:148Basım Yeri:AnkaraBaskı:1Basım Tarihi:Eylül 2026Kapak Türü:Amerikan CiltKağıt Türü:Kitap Kâğıdı, Tek RenkDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim308,10308,10
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

